Yenilenme Zamanı !

Çok yakında sizlerleyiz!

MAMSEL İlaç San.ve Tic.A.Ş Fabrika Sayfamız Yapım Aşamasındadır, çok yakında tekrardan sizlerle olacağız!

×
PROBİYOTİKLER “Önemi ve Farklılıkları”

Probiyotik nedir? Probiyotiklerin hayatımızdaki yeri ve sağlığın korunmasındaki rolü nedir?

Probiyotik latincede “yaşam için” anlamına gelmektedir. İlk kez Rus Bilim adamı Metchikoff tarafından 1900’lü yılların başında Kafkas’lardaki insanların niçin uzun yaşadıklarını araştırırken, bu durumun Kefir içmelerine bağlı olabileceğini keşfetmiştir. Bu konu ile ilgili daha sonra yaptığı araştırmalarla yoğurttaki probiyotikleri (laktik asit bakterilerini) bularak Nobel ödülü almıştır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre probiyotik "besinlerle alınan, belirli miktarlarda alındığında kolona kadar canlı ulaşıp barsak florasını dengeleyen ve konakçının sağlığını olumlu yönde etkileyen canlı mikroorganizmalar" olarak tanımlanır.

Probiyotikler hangi durumlarda kullanılmalıdır?

Probiyotikler barsak bakterilerinin dengesizliği durumunda, yani zararlı bakterilerin yararlı bakterilerden daha fazla olduğu her durumda kullanılırlar.

Bu durumların bazıları şunlardır:

• İrritabl Barsak Sendromu (Spastik kolon)

• Antibiyotik kullanımı

• İnflamatuvar Barsak Hastalığı (Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı)

• Gastroenteritler (Yaz ishalleri, seyahat ishalleri, enfeksiyöz/non-enfeksiyöz ishaller)

• Bağışıklık sisteminin zayıflaması

• Nekrotizan enterokolit (Prematür bebeklerde)

• Kolon kanseri

• Çölyak hastalığı (Gluten enteropatisi)

• Diyabet hastalığı

• Alerjik hastalıklar, astım

• HIV enfeksiyonu (AIDS)

• Obezite

• Romatoid artrit

Her probiyotik aynı mıdır? Birbirlerinin yerine kullanılabilirler mi?

Kesinlikle değildir. Nasıl ki her antibiyotik her hastalık için kullanılamazsa, probiyotikler de öyle bir mantıkla kullanılmalıdır. Her probiyotik her durum için uygun değildir. Özellikle o hastalık için bilimsel çalışması yapılan probiyotiği tercih etmek yaralıdır. Probiyotiğin hastaya göre reçete edilmiş olduğu göz önüne alınarak değiştirilmesinden kaçınılmalıdır. Birçok marka ortaya çıkmış olsa bile bunlarla ilgili bilimsel çalışmalar yoksa kullanımlarından fayda görülemeyebilir. Bu nedenle probiyotik genel bir isimdir. Burada kullanılan bakteri veya mayanın türü ve miktarı önemlidir.

Probiyotiklerden zengin beslenmek neden önemlidir?

Probiyotikler; eskiden beri yiyeceklerin bozulmaması için fermente edilmelerinde kullanılmaktadır. Fermente yiyeceklerin tüketilmesi, bugün olduğu gibi geçmişte de probiyotiklerden zengin beslenmeyi sağlamıştır. Ancak, günümüzde fermente besin tüketimi azalmıştır. Atalarımızın günlük olarak aldıkları probiyotik mikroorganizmaların sadece milyonda birini alabilir durumdayız. Batı toplumlarının diyetinde probiyotiklerin azalmasına paralel olarak inflamatuvar hastalıklar, allerjik durumlar, obezite, kalp hastalıkları ve kanser görülme sıklığındaki artış bir rastlantı değildir.

Probiyotiklerin çeşitleri nelerdir?

Genel olarak probiyotikleri ikiye ayırmak mümkündür;

a) Bakteri kökenli olanlar

b) Mantar kökenli olanlar

Bakteri kökenlilerde iki tür bakteri çok sık kullanılır:

Lactobacilluslar ve Bifidobacteriler. Mantar kökenli olanlar ise Saccharomyces türleridir. Bakteri kökenli olanları tek başına veya çok sayıda bakteri türü ile birlikte vermek mümkündür. Örneğin sadece lactobacillusları veya bifidobakterileri içeren ürünler olabileceği gibi laktobacillusları, bifidobacterileri ve streptococcus termophilus gibi bakterileri içeren (4-5 bakteri türünü aynı anda içeren) ürünler de olabilir. Mantar kökenli olan ürünlerde ise sadece bir tür bulunur.

Probiyotiklerin saklama ve takdim şekilleri nasıldır?

Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte probiyotik bakteriler tablet, saşe ve sıvı formda bulunabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ürünün üzerinde yazan miktarı son kullanma tarihine kadar muhafaza edebilmesidir. Ürünlerin ambalajları üzerinde yazan taşıma ve saklama koşullarına mutlaka uyulmalıdır (soğuk zincir, ışıktan koruma gibi).

Doğal yollardan beslenme ile probiyotik gereksinimini karşılayabilir miyiz?

Doğal yollardan beslenme probiyotik açısından her zaman yeterli desteği sağlamayabilir. Birçok insan yoğurt tüketilmesinin yeterli olduğunu düşünür. Halbuki, 1 tablet veya 1 saşe probiyotik alabilmek için kilolarca köy yoğurdu yemek gerekir. Ne yazık ki, bu her zaman mümkün değildir. Günümüzde market raflarında satılan yoğurtlar üretim tekniklerinden ötürü yeterli miktarda probiyotik bakteri içermez.

Hangi besinler probiyotik bakteriler açısından zengindir?

Özellikle mayalı süt ürünleri ve diğer fermente ürünlerde probiyotik bakteriler vardır: ev yapımı yoğurt, kefir, bazı peynirler, turşu, şalgam gibi... Ancak bu besinlerin içindeki bakteri tipi ve sayısı çok değişkendir ve üretim aşamasında özellikle raf bekleme süresinde hızla azalırlar.

Probiyotiklerin kullanımı güvenli midir? Kullanılmaması gereken durumlar var mıdır?

Tıp literatüründe binlerce hasta üzerinde yapılan çalışmalarda ciddi bir yan etkiye veya ölümle sonuçlanan komplikasyona rastlanmamıştır. Ancak şiddetli akut pankreatitte yapılan bir çalışmada, hastaların bir kısmında barsak nekrozu ve buna bağlı ölüm görüldüğü için şiddetli pankreatitte kullanılmamalıdırlar. Bunun dışında nötropenik hastalar, genel durumu çok ağır (hemodinamik olarak stabil olmayan) yoğun bakım hastalarında dikkatli olunmalıdır. Maya kökenli olanlar (Saccharomyces türleri) santral kateteri olan hastalarda, immun sistemi baskılanmış hastalarda ve yeni doğan bebeklerde kullanılmamalıdır. Bu durumların dışında probiyotikler diğer farmasötik ürünlere kıyasla oldukça güvenlidir.

Canlı bakteri veya mantar almaya çekiniyorum. Sonuçta bunlar mikrop değil mi?

Aslında ilk bakışta ürkütücü gibi görünse de ilginç olan bu tip mikroorganizmaları gün içinde sürekli alıyor olmamız. Örneğin günlük yaşam alanlarımızda bile milyarlarca faydalı ve zararlı bakteriyi vücudumuza alıyoruz. Yine turşu, ekmek mayası, şalgam gibi fermente ürünlerde zaten trilyonlarca probiyotik mikroorganizma bulunmaktadır. Ancak probiyotiklerin en önemli iki farkı; bunların patojen olmaması (yani hastalık yapıcı olmaması) ve insan vücuduna sağlık yönünden faydalı olduklarının gösterilmiş olmasıdır. Lactobacilluslar ve bifidobacteriler sağlıklı insanların barsaklarında zaten vardır. Dışarıdan ağız yolu ile verilmelerindeki amaç eksilenin yerine konulmasıdır.

Prebiyotik ve sinbiyotik nedir?

Gastrointestinal sistemde bulunan yararlı bakterilerin yani probiyotiklerin sayılarını ve aktivitelerini arttıran, etkilerini güçlendiren, onlara enerji desteği sağlayan, sindirilemeyen karbonhidratlara prebiyotik denir. Prebiyotik ve probiyotikleri birlikte bulunduran ürünlere sinbiyotik denmektedir. Bu şekilde uygulama ile probiyotik bakterilerin yaşam süreleri uzar ve kolonda daha iyi kolonize olurlar. Sinbiyotiğin göstereceği etki, tek başına probiyotik ve prebiyotiğin göstereceği etkiden büyüktür.

Probiyotikler nasıl fayda sağlarlar?

Çok değişik yollarla:

• Bunlardan en önemlisi bağışıklık sistemini olumlu yönde etkilemeleridir. Tüm vücut bağışıklık sistemini dengelerler.

• İnflamasyona yol açan hücreleri daha ılımlı hücrelerle değiştirirler.

• Zararlı bakterilerin toksinlerini etkisiz hale getirirler ve vücutta doğal antibiyotikleri sentezlerler. Bu doğal antibiyotiklerin ilaç olarak kullanılanlardan en önemli farkı, yararlı bakterileri öldürmemeleridir.

• Probiyotikler kalın barsaklarda fermentasyon ile kısa zincirli yağ asitlerini ortaya çıkartırlar. Kısa zincirli yağ asitleri barsak hücrelerinin beslenmesini sağlarlar ve iltihaplanma etkilerini azaltırlar.

Probiyotiklerin İBS 'de (İrritabl Barsak Sendromu - Spastik kolon) nasıl bir etkisi vardır?

Gastrointestinal sistemde bulunan yararlı bakterilerin yani probiyotiklerin sayılarını ve aktivitelerini arttıran, etkilerini güçlendiren, onlara enerji desteği sağlayan, sindirilemeyen karbonhidratlara prebiyotik denir. Prebiyotik ve probiyotikleri birlikte bulunduran ürünlere sinbiyotik denmektedir. Bu şekilde uygulama ile probiyotik bakterilerin yaşam süreleri uzar ve kolonda daha iyi kolonize olurlar. Sinbiyotiğin göstereceği etki, tek başına probiyotik ve prebiyotiğin göstereceği etkiden büyüktür.

Barsaklarımızdaki bakteri dengesi nasıl bozuluyor?

Öncelikle yediklerimizin içeriği ile... Özellikle lif açısından fakir, et ve proteinden zengin beslenme zararlı bakterilerin sayısını artırır. Katkı maddeleri, genetiği değiştirilmiş gıdalar ve fast - food ürünler de vücudumuzda olumsuz etkiler yaratır. Antibiyotikler ise, çok daha önemli bir konudur. Antibiyotiklerin barsak bakteri dengesini alt üst ettiği ve bazen bu etkilerinin yıllarca devam ettiği gösterilmiştir. Bu nedenle, özellikle çocuklarda (çocukların barsak bakterileri antibiyotik hasarına çok daha hassas) gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak şarttır. Bunların dışında, son yıllarda oldukça yaygın kullanılan mide ilaçları (asit azaltıcı proton pompası inhibitörleri) mide asidini baskılayarak, ağızdan solunum yolu ile aldığımız zararlı bakterilerin barsağa geçmesini kolaylaştırırlar. Böylece vücutta zararlı bakteri sayısı artar, denge bozulur. Bu nedenle bu ilaçların, özellikle yaşlılarda (yaşlıların mide asit salgılama yeteneği azalmış olabileceğinden) kullanımında dikkatli olunmalıdır.

Antibiyotikler ile birlikte probiyotikler de mutlaka alınmalı mı?

Evet. Antibiyotiklerin barsak bakteri dengesini bozduğu son yıllarda net olarak ortaya konmuştur. 2013 yılında Amerika Aile Hekimliği Dergisi, her antibiyotiğin yanında probiyotik reçete edilmesini tavsiye etmektedir. Probiyotikler antibiyotiklerle birlikte alınmaya başlanıp, 2-3 hafta alınmaya devam edildiğinde, barsak bakterilerinin hasar görmesini engeller. Bifidobacteri ve Lactobacillus türü probiyotikler tercih edilmelidir.

Yazar : Prof. Dr. Tarkan Karakan